GÖNLE DÜŞEN ATEŞ
02/09/2013 - 22:17
Gönül Yazıları
MAHİNUR ALİHANOĞLU

Çocuklar ağlıyor, çocuklar ölüyor, çocuklar kayboluyor.

İnsanların yaşamı bu kadar ucuz mu? Dünya kurulalı beri var ve yıkılıncaya kadar sürecek bu savaşlar...

Beşer olan ve olmaktan kurtulmak için bir çaba göstermeyen, insanlık onuruna erişebilir mi?

Benim rahat yaşamam için senin ölmen veya gitmen gerekiyor mantığı... Egonun en sivri ucu... Silah olmuş, canları yok ediyor.

Sen kimden geldin, nereye gidiyorsun? Şu sonlu dünyada yerin, bir kuşun dala konması ve uçması kadar kısa bir süredeyken, sen nasıl oluyor da kendini Rab yerine koyup katlediyorsun? Bu izni sana kim verdi? Şeytan'la anlaşman olduğu herkesçe malum...

Yok etmek nefsin özünde var. Onun sesini dinlesen bir canavar...Sen sensin, ben de ben! diyecek kadar canavar hem de Yaradan'a...

İnsanlar birbirine iyilikle davranmak ve kazanmak yerine, zor kullanıp savaşarak yok etmeye çalışıyor. Bu öfke ne diye?

İnsana düşman olan tek varlık var, o da Şeytan... O değil miydi, ben üstünüm diye kibre kapılan ve meleklikten kovulan? O değil miydi, bir yılan kılığına girerek fısıltı ve fitneliğiyle, kendisiyle beraber Adem'i Havva'yı Cennet'ten kovduran?

Şeytan, dindar dinsiz dinlemez, her zaman fısıldar. Önemli olan onun fısıltılarını duymazdan gelen, umursamayan bir kalp taşımak...Gönle düşen ateşle, küle dönen nefsin ehilleşmesi...

Yoksa, birinin adı Firavun'du, diğerinin adı Şam Şeytanı, öbürününki şu bu...Ne fark eder? Gönülde hoş görü ve merhamet olmadıktan sonra?